Her şey karanlıktan korkmamızla başladı
Tanıdıktı ilkin karanlık,
Eski bir dost gibi kucaklardı, güneş bizi terk ettiğinde
Dertlerimizi paylaşırdı uykusuz gecelerimizde
Fısıltılar, merhemimiz olurdu

Gözyaşlarımın bulanıklaştırdığı gözlerimle
Pencereme bakardım karanlıkta
Perdemden dışarının ışığı, hayatı sızardı içeri
Benim duvarlarım kalın derdim
Almazdım ışığı içeri
Karanlığıma sarılır yatardım

Dışardaysam eğer
Gökyüzü de yorgun, hüzünlüyse
Yıldızlar göz kırpamayacak kadar uzaklarsa artık dünyama
Bu sefer ben kucaklardım geceyi
Düşünürdüm, bu gökyüzü
Bizim gökyüzümüz
Ne çok hayali, hayal kırıklığını
Aşkı, aşksızlığı
Mesafeleri, acıyı
Ve ölülerimizi taşıyor

Bu mumlar, lambalar
Tüm bu ışıklar, insanların ellerinden çıkanlar
Nefrettir karanlığa
Bu kadim dosta ihanettir

Biz her şeyi kirlettik, karanlığı bile
Biz geceyi gündüzle
Karanlığı aydınlıkla kirlettik
İkisini de kucaklayabilecekken

İşte burada korkmayı öğrendik karanlıktan
Canavarlar yarattık kendimize
Ruhsuz, sonsuz düşmanlar
Adlarını "karanlık" koyduk
Bize zarar vermelerine izin veremeyiz, dedik
Karanlığı aydınlatmalı

İşte şimdi mutluyuz değil mi
Artık hiç karanlığımız yok
El değmemiş gece kalmadı
Ve o da sırt çevirdi bize, diğer her şey gibi
Bilemedik gecenin de kıymetini
Şimdi özlüyorum onu
Bir karanlık arıyorum, dumanlıyken yüreğim
Dönüp dolaşıp sığınabileceğim

Aybala Deniz - ODTÜ GVO LİSESİ ANKARA